Gülaferit‘le Dayanışma Grubu Berlin‘de Direnişe Devam Ediyor… Faşizm yenilecek, halklar kazanacak.

Bugün 12 Eylül!..
Halkın avukatlarına saldırılan, işkence yapılan mahkemelerin 12 Eylül mahkemelerinden bir farkı yok.
İşte Türkiye‘de 38 yıldır devam eden faşizm gerçeği!.
Ancak Türkiye‘de bir gerçek daha var: Faşizme karşı direnenler.
Halkın avukatları savunmalarıyla faşizmi yargılıyor.
Yüksel direnişçileri, işçi ve emekçilere mücadelenin yolunu gösteriyor.
Kezban ana direnişe çağırıyor.
Direnişleriyle, savunmalarıyla herkese umut olan halkın avukatlarına özgürlük.
Faşizm yenilecek, halklar kazanacak.

Gülaferit‘le Dayanışma Grubu 12 Eylül Çarşamba günü saat 13 ila 14 arasında, Berlin Alexsanderplatz‘da eyalet başbakanlık önündeki eylemlerine devam etti.

Eylemde “Gülaferit‘e Özgürlük” pankartı, Gülaferit‘in taleplerinin olduğu dövizler ve Almanca “Türkiye‘deki tutsak avukatlara özgürlük” dövizi açıldı.

Eylemde hem Türkiye‘deki faşizm, tutuklamalar, saldırılar hem de Almanya‘daki ırkçılık, Nazilerin örgütlenmesi protesto edildi.

Gülaferit açıklamasını okudu. Sosyal haklarının tanınmasını ve iltica işlemlerinin başlatılmasını talep etti. Alman devleti tarafından hakkında yürütülen terör propagandasına, tecrit ve baskıya son verilmesini istedi.

Ayrıca Türkiye‘de 12 Eylül‘den buyana 38 yıldır faşizmin olduğunu, binlerce insanın işkenceden geçirildiğini, tutsak edildiğini, kaybedildiğini, katliamlar yapıldığını söyledi. Halkın avukatlarına mahkeme salonunda bile saldırı olduğunu, işkence yapıldığını belirtti. Faşizme karşı direnmenin suç olmadığını söyleyerek Halkın avukatlarına ve tüm politik tutsaklara özgürlük istedi.

Grup adına konuşma yapan bir kişi Gülaferit‘le neden dayanışma içinde olduklarını anlattı. Türkiye‘de 12 Eylül‘den buyana faşizmin devam ettiğini, muhalif olan herkesin tutuklandığını, tutuklu avukatlara mahkeme salonunda saldırı olduğunu, işkence yapıldığını söyledi.
Alman devletinin antifaşist ve antikapitalistlerin mücadelesini kriminalize etmek istediğini ama Naziler‘in devlet koruması altında örgütlendiğini ifade etti. 129-b yasasınında Türkiyelileri kriminalize etmek için kullanıldığını, Alman devletinin Türkiye faşizmiyle birlikte çalıştığını belirtti. Tüm politik tutsaklara özgürlük isteyerek, dayanışmanın dünyanın heryerinde faşizme karşı direnişten geçtiğini söyledi.

Yoldan geçenlere Almanca ve İngilizce bildiriler dağıtılarak, bilgilendirme yapıldı.

Eylemde şu sloganlar atıldı:
-yaşasın enternasyonel dayanışma
-politik tutsaklara özgürlük
-faşizme karşı omuz omuza
-dayanışma, faşizme karşı dünyanın her yerinde direnmektir
-hepimiz 129-b‘yiz
-mültecilere özgürlük

Bir sonraki eylem 17 ve 19 Eylül‘de saat 13 ile 14 arasında Alexsanderplatz‘daki Rotes Rathaus

Kundgebungen:

Freiheit für Gülaferit
Freiheit für alle politichen gefangenen

Mittwoch den 12. September Kundgebung zwischen 13- 14 Uhr nähe Alexanderplatz Berlin Rotes Rathaus

Montag den 17. September und Mittwoch den 19. september Kundgebungen zwischen 13- 14 Uhr nähe Alexanderplatz Berlin Rotes Rathaus

Gülaferit‘le Dayanışma Grubu Berlin‘de Direnişe Devam Ediyor Halkın Avukatlarına Özgürlük!…

Gülaferit‘le Dayanışma Grubu 10 Eylül Pazartesi saat 13 ila 14 arasında, Berlin Alexsanderplatz‘da eyalet başbakanlık önündeki eylemlerine devam etti.

Eylemde“Gülaferit‘e Özgürlük” pankartı ve Gülaferit‘in taleplerinin olduğu dövizler açıldı. Bugün HHB avukatlarının Türkiye‘de duruşmalarının başlaması üzerine Almanca “Türkiye‘deki tutsak avukatlara özgürlük” dövizi açıldı.

Gülaferit açıklamasını okudu. Alman devleti tarafından hakkında yürütülen terör propagandasına ve baskıya son verilmesini istedi. Sosyal haklarının tanınmasını ve iltica işlemlerinin başlatılmasını talep etti.

Grup adına konuşma yapan bir kişi Gülaferit‘in tahliyesinden sonrada Alman devleti tarafından baskı uygulanmaya devam edildiğini ve tecrit edilmek istendiğini söyledi. Nazilerin Almanya‘da örgütlenmesine göz yuman Alman devletinin antifaşist ve antikapitalistlerin mücadelesini kriminalize etmek istediğini ve 129b yasasına dayanarak çok sayıda Türkiyeli hakkında soruşturma yürütüldüğünü ifade etti. Direnmenin suç olmadığı belirtilerek, kriminalizasyon politikalarına, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa son verilmesi istedi.

Gülaferit halkın avukatlarına özgürlük isteyen Almanca bir konuşma yaptı. Bugünki eylemlerini Türkiye‘de bir yıldan beri tutsak olan halkın avukatlarına adadıklarını söyledi. Tutsak avukatların duruşmalara SEGBİS ile katılmayı protesto etmek için açlık grevinde olduklarını, duruşmalara katılmalarının hukuki hakları olduğunu belirtti. Saldırılar karşısında direnme haklarını kullandıkları için savunma haklarının ellerinden alınmak istendiğini, bununda Türkiye‘deki hukuksuzluğun geldiği son noktayı gösterdiğini ifade etti. Avukatların müvekillerini savundukları için bir itirafçının ifadesine dayanılarak tutuklanmalarının skandal olduğunu, avukatların bile tutuklandığı bir ülkede mahkemelerin ve hukukun tamamıyla işlevini yitirdiğini belirterek, halkın avukatlarının derhal serbest bırakılmasını istedi.

Yoldan geçenlere Almanca ve İngilizce bildiriler dağıtılarak, bilgilendirme yapıldı.

Eylemde şu sloganlar atıldı:
-yaşasın enternasyonel dayanışma
-politik tutsaklara özgürlük
-faşizme karşı omuz omuza
-hepimiz 129-b‘yiz
-mültecilere özgürlük

Bir sonraki eylem 12 Eylül‘de saat 13 ile 14 arasında Alexsanderplatz‘daki Rotes Rathaus önünde yapılacaktır.

Nächstens im Programm:

Montag den 10. September und Mittwoch 12. September Kundgebung zwischen 13- 14 Uhr nähe Alexanderplatz Berlin Rotes Rathaus

Gülaferit‘le Dayanışma Grubu Direnişe Devam Alman Devleti Bir Terörist Arıyorsa, Chemnitz‘de Mültecilere, Göçmenlere saldıran Nazilere Baksın!…

Gülaferit‘le Dayanışma Grubu 5 Eylül Çarşamba günü saat 13 ila 14 arasında, Berlin Alexsanderplatz‘da eyalet başbakanlık önünde eylem yaptı.

Eylemde yine “Gülaferit‘e Özgürlük” pankartı ve Gülaferit‘in taleplerinin olduğu dövizler açıldı.

Gülaferit açıklamasını tekrar tekrar okudu. Direnmenin suç olmadığını, buna rağmen Alman devletinin Alman solunun ve Türkiyeli devrimcilerin direnişini kriminalize etmeye çalıştığını ifade etti. Alman devleti tarafından alehinde yürütülen terör propagandasına son verilmesini istedi. Alman devleti bir terörist arıyorsa Chemnitz‘te mültecilere saldıran Nazilere baksın dedi.

Naziler birleşerek, Almanya genelinde ve bizzat Berlin‘de de şahit olduk sokaklara çıkarak Alman halkını kışkırtmaya çalışıyorlar. Polis, bütün basının ve kameraların gözüönünde Nazilerin korumalığını yapıyor.

Gülaferit Alman devletinin kurumsallaşmış ırkçı mülteci politikasını, Almanya‘da Nazilerin örgütlenmesini, ırkçılığı, yabancı düşmanlığını protetso ettiklerini faşizme karşı mücadele edeceklerini söyledi. Derhal iltica işlemlerinin başlatılmasını ve sosyal haklarının verilmesini istedi.

Grup adına konuşma yapan bir kişi, Gülaferit‘in haklarının Almanya ve Türkiye devletinin işbirliği sonucunda gaspedildiğini, tahliyesiden sonra bile halen özgür olmadığını, tecritin devam ettiğini, iltica işlemlerinin başlatılmayarak üzerinde baskı oluşturulduğunu söyledi.
Almanya‘da Nazilerin örgütlenmesinin, Chemnitz‘de mültecilere yönelik saldırıların, ırkçılığın bir devlet politikası olduğu ifade edildi.
Türkiye faşizmi ve Alman devletinin işbirliği halinde Almanya‘daki tüm muhaliflere saldırdığı, dayanışmanın dünyanın her yerinde faşizme karşı mücadele etmek olduğu söyledi.
Ayrıca Erdoğan`ın Eylül`de Almaya`ya hoş gelmeyeceği ve her yerde protesto edileceği belirtildi.

Yoldan geçenlere bildiriler dağıtılarak, bilgilendirme yapıldı.

Eylemde şu sloganlar yapıldı:
-yaşasın enternasyonel dayanışma
-hepimiz 129-b‘yiz
-politik tutsaklara özgürlük
-faşizme karşı omuz omuza
-mültecilere özgürlük sloganları atıldı.

Bir sonraki eylem 10 ve 12 Eylül‘de saat 13 ile 14 arasında Alexsanderplatz‘daki Rotes Rathaus önünde yapılacaktır.

Montag den 10. September und Mittwoch 12. September Kundgebung zwischen 13- 14 Uhr nähe Alexanderplatz Berlin Rotes Rathaus

immer Montag und Mittwoch zwischen 13- 14 Uhr nähe Alexanderplatz Berlin Rotes Rathaus